Eskişehir Şirket/Firma Avukatı

Ticaret Hukuku

Kağıt üstünde işleyişi kolay görünse de, tüm hukuk dalları arasında avukatları en çok zorlayan alanların başında ticaret hukuku geliyor. Ticaret hukukunda ticari işletmeler ve kişiler önemli rol oynuyor.  Medeni Kanunu’nun önemli bir parçası olan Türk Ticaret Kanunu, ticaret hukukunun çerçevesini çiziyor. Ticaret hukuku içinde şirketler hukuku, ticari işletme hukuku, kıymetli evrak hukuku, deniz ticaret hukuku, taşıma işleri ve sigorta hukuku bölümleri yer alıyor.

Ticaret hukukunun alanına giren davalarda anlaşmazlığa taraf olan şahısların günlük hayattaki kişisel yakınlıkları, hukuki süreç çerçevesindeki uygulamaların zorlaşmasına sebep olabiliyor. Kişiler ya da firmalar arasında uzun seneler sonucunda sağlanan ticari güven ilişkisi çoğu zaman tarafların ticari işlemler öncesinde veya sırasında yazılı anlaşmalar yapmalarına engel oluyor. Güven kaynaklı bu durum, anlaşmazlık halinde, olayın mahkemeye taşınması ile ciddi bir sorun haline geliyor.  Kişilerin ve firmaların bilgi – belge tutma konusundaki ihmalleri çoğu zaman ticaret hukuku kapsamına giren davaların ana konusunu oluşturuyor. Böyle bir durumda, tarafların anlaşmazlığa sebep olan iddialarını kanıtlaması mümkün olmadığından yargılama sürecinde çeşitli sıkıntılar yaşanabiliyor.

Ticari faaliyete sahip olan firmalar güven ilişkisine bağlı mevcut şartları sebebiyle aralarındaki ticari işlemleri hukuki düzlemde işletmeyi tercih etmiyorsa, bu durumda bir ticaret hukuku avukatı devreye girebilir. Bununla birlikte, ticaret hukukualanında uzmanlaşmış bir avukattan danışmanlık alarak kişiler ve kurumlar da söz konusu işlemleri gerçekleştirebilir.

Ticaret hukuku davalarının çoğunda görülen bilgi – belge eksikliği yalnızca karşılıklı güven ilişkisinden kaynaklanmıyor. Bazı durumlarda, bilgi – belge yönetimini ihmal eden firmalar da söz konusu olabiliyor. Bu şartlarda firmalar uzun vadede büyük sıkıntılarla karşılaşabiliyor. Firmaların aralarındaki ticari faaliyetleri uzun vadede iki firmanın da zarar görmemesi için yasal zeminde kayda geçirmeleri yerinde olacaktır.  Bu alanda uzmanlaşmış ticaret avukatları söz konusu süreci firma adına yürütebilir. Böylece, firma yetkililerin ve çalışanlarının, süreci yakından takip etme zorunluluğu ortadan kalkar. Bu süreçte ticaret hukukunda uzmanlaşmış şirket avukatı, taraflar arasında kurulacak ticari ilişkilerin detaylarında yardımcı olur.

Ticaret hukukuna konu olan davalar yalnızca firmalar arası ilişkilerden kaynaklanmıyor. Firmalar ticaret hukukunun öngördüğü konularda ve süreçlerde yeterince bilgi sahibi olmayabiliyor. Böylece, iflas, iflas erteleme, ticari alacakların tahsili ile ticari işlerden kaynaklanan tazminat davaları gibi konularda ticaret avukatı aktif olarak katkı sunuyor. 

Şirket Kurulumu

Şirket, “iki ya da daha çok kişinin iktisadi bir hedefe ulaşmak adına, emek ve mallarını herhangi bir sözleşmeyle birleştirmesi ile meydana gelen topluluk” olarak tanımlanıyor.  Şirketler hukukunda, bir şirketin kuruluşu, işleyişi ve sona ermesinin ardından ortakların haklarını ve borçlarını düzenleyen hukuki kurallardan oluşuyor.Tüzel kişiliğe sahip olan şirketler, kanuni istisnalar haricinde, Medeni Kanun çerçevesindeki tüm haklardan yararlanıyor ve borçları üstlenebiliyor.

Şirket kurmak isteyen kişi veya kişilerin öncelikle hangi tür şirket kurmalarını belirlemesi gerekiyor. Türkiye’de şahıs, limited ve anonim olmak üzere üç tür şirket bulunuyor. Kurması ve kapatması en kolay tür olan şahıs şirketi, bir kişinin adına kuruluyor.  Unvan kısmında kurucunun adı ve soyadının yer aldığı şahıs şirketlerini bir muhasebeciyi yetkilendirerek dahi şirket kuruluşu mümkün. 1’den 50’ye kadar ortağı bulunan ve en az 10 bin TL sermaye taahhüdü gerektiren limited şirketi için ortakların kuruluşta en az 25 TL yatırması gerekiyor. Sabit vergiye tabi olması sebebiyle genelde yüksek gelirdeki şirketlerin tercih ettiği anonim şirketi türü ise daha çok yatırıma odaklanan girişimcilere uygun. Türü ne olursa olsun, ilerleyen dönemde hukuki problemlerle karşılaşmamak adına bir ticaret hukuku avukatı ile birlikte çalışmak faydalı olacaktır.

Şirket Genel Kurul Süreçleri

Türk Ticaret Kanunu’na göre, “genel kurulların toplantıya nasıl çağrılacakları” konusunun anonim şirketlerin esas sözleşmesinde yer almak zorunda. Çağrının ardından, toplantı ve ilan günleri hariç tutulmak üzere, duyurulan toplantı tarihinden en az iki hafta önce genel kurul toplantısının yapılması gerekiyor. Bununla birlikte, kanunda bir istisna olarak çağrı yapmadan da genel kurul yapılabilmesine olanak tanınıyor. Buna göre, tüm pay sahipleri veya onların temsilcileri, aralarında herhangi bir itiraz bulunmaması halinde genel kurul toplayabiliyor ve karar alabiliyor.

Diğer bir şirket türü olan limited şirkette ise sınırlı sorumluluk esası yer alıyor. Paylara ayrılmış bir sermaye üzerine kurulan limited şirketlerde de anonim şirketlere benzer genel kurul süreçleri yer alıyor.  Ancak her iki şirket türü için de kanunda bazı istisnalar tanınıyor. Bu şartların sağlanıp sağlanmadığını saptamak adına genel kurul çağrısından önce bir ticaret hukuku avukatına danışmak gerekir.

Sermaye Piyasası

Sürekli gelişmekte olan ülkemizin sermaye piyasası, konuya ilişkin düzenlemeler ile düzenleyici kurumlar hakkında detaylı bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. Sermaye piyasası mevzuatıkaynaklı  yükümlülüklere karşı firmalar ve kişilerin hazırlıklı olması, süreçlere uyum sağlaması gerekiyor.  Sermaye Piyasası hukukunda sermayenin yanı sıra sermayeyle ilişkiliürünler ile borçlanma araçları gibi çeşitli işlemler bulunuyor.

Aracı, ihraççı ve düzenleyici kurumlar, oldukça geniş bir alana yayılan sermaye piyasası hukukunda profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti alıyor. Bu şekilde, hukuki yükümlülüklerden doğacak süreçlere karşı hazırlıklı bir pozisyon ediniyorlar. Verilen hukuki danışmanlık hizmetleri şu alanda yer alıyor: Halka arz, borçlanma araçları, çift yönlü işlemler, türev araçlar, yatırım fonları, yapılandırılmış finansman, girişim sermayesi, risk sermayesi, İslami finansman araçları, sermaye piyasası kuruluşlarının lisanslandırılması ve sermaye piyasasına yönelik genel danışmanlık. Bunların dışında, Sermaye Piyasası Kurulu veya Borsa İstanbul tarafından açılan soruşturmalar için de hukuki danışmanlık hizmeti verilebiliyor.

Rekabet Hukuku

Ekonomik etkinliklerin çeşitlenerek artmaya devam ettiği günümüz serbest piyasa sistemi beraberinde hızla gelişen bir rekabet hukukunu getiriyor. Birleşmeler, devralmalar, Rekabete ilişkin incelemeler, rekabete uyum programı oluşturulması, sözleşme ve bayilik dizaynının karşılaştırmalı analizi gibi konular, rekabet hukuku alanında yer alıyor. Her geçen gün yeni kavramlarla tanışan bu hukuki alanda firmaların ve kişilerin ticaret hukukunda uzmanlaşmış avukatlardan danışmanlık hizmeti alması büyük fayda sağlıyor.

Şirket Birleşmeleri, Devirleri, Ortak Girişimler

Globalleşme süreci ile artık ulusal – bölgesel piyasalar yerini dünya piyasalarına bırakıyor. Küresel ölçekli piyasada sınır ötesi ticaret de hızla gelişiyor. Çok-uluslu şirketlerin sayısının artması, beraberinde şirket birleşmeleri, devirleri ve ortak girişimlerinin de yoğunlaşmasını getiriyor.

Şirket birleşmeleri ve devirleri birbirine benze şekilde, kurulu işletmelere ilişkini işlemler olarak biliyor. Yani, bu yollarla daha büyük bir kapasiteye ulaşılmıyor. Ancak sermaye ve kapasitenin birleşmesi ile faaliyet alanlarında daha güçlü etkinlik sağlanıyor. Söz konusu yollar, rekabet alanında da düşüşe sebep oluyor. Şirket birleşmeleri ve devirleri, ticari etkileri benzer olduğu için ticaret hukuku anlamında da aynı hükümlere tabi olarak değerlendiriliyor. Şirketlerin birleşmesi ve devirlerinin yanı sıra şirketler arası ortak girişimler, ticaret hukukunda birçok detayı doğrudan ilgilendirdiği için, şirketlerin bu alanda bir ticari avukat veya hukuk bürosundan danışmanlık hizmeti almasında yarara var.

Sermaye Arttırmaları ve Azaltışları

Bir şirketin kuruluşunda yer alan esas sözleşmedeki taahhüt edilen rakamın yükseltilmesi ya da azaltılması, ticaret hukukunun kapsamına girer. Esas sermaye artırımı / azaltışı aslında bir esas sözleşme değişikliğidir. Fakat bu artırım veya azaltışın sahip olduğu özellikler şirketin içinde bulunduğu sisteme göre değişiklik gösterebilir. Bu sebeple, bir ticaret hukuku avukatından danışmanlık hizmeti alarak söz konusu sürecin başlatılması şirketlerin faydasına olacaktır.

Hisse Devirleri ve Hisse Rehinleri

Şirketler hukuku kapsamında en sık gerçekleşen uygulamaların başında hisse devri ve hisse rehinleri işlemleri geliyor. Söz konusu uygulamalarda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmayacağı ön görüldüğünde gerekli yasal prosedürlere yeterince özen gösterilmiyor. Bu durumda, iki taraf da hukuki yönden mağdur olabiliyor. Hisse devirleri ve rehinleri, ticaret kanununda düzenlense de farklı hukuki ve vergisel sorunlara sebep olabiliyor. Bu anlamda, hem Türk Ticaret Kanunu’na hem de ilgili diğer kanunlara ve vergi sistemine hakim bir ticari avukattan danışmanlık hizmeti alarak işlemlere başlamak en doğru yol olacaktır.

Franchise Sözleşmeleri, Bayilik ve Kredi Sözleşmeleri

Bayilik ve franchise sözleşmeleri, son yıllarda ticaret hayatında gittikçe sayısı artan uygulamalar olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle uluslararası firmalar tarafından ülkemizde sıkça tercih edilen franchiseuyguluması, bayilik ve kredi sözleşmeleri gibi şirketler için sorun yaratabiliyor. Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen fakat diğer kanunlarda zikredilen bazı detayları da ilgilendiren söz konusu sözleşmeler için hukuki prosedürü titizlikle takip etmek gerekiyor.

Lisans ve Acentelik Sözleşmesi

Acentenin, ticari bir işletmeye ilişkin sözleşmelerde aracılık rolünü üstlenmesi ya da bu işlemi temsil ettiği tacirin adına yapması, ticaret kanunundaki son düzenlemede açıkça belirtiliyor. Ancak şirketlerin hem lisans hem de acente açma sürecinde yaşadığı çeşitli sorunlar, bu alanlardaki sözleşmelerin hukuki prosedüre uygun olarak hazırlanması gerektiğini ortaya koyuyor. Şirketin ticari faaliyetlerine aracılık etme yetkisine sahip acentelerle şirketler arasında yaşanan anlaşmazlıklar, çoğunlukla sözleşmenin doğru hazırlanması ile önceden engellenebiliyor. Bu kapsamda, gerek lisans gerekse acente sözleşmeleri hazırlanırken bir ticaret avukatından profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti almakta yarar var.

İnşaat Sözleşmeleri

Ticaret hayatında sıkça kullanılan bir uygulama olarak inşaat sözleşmeleri, işin kapsamına ve finansal şartlara göre farklı türlere sahip. İşin kapsamına göre iki tür inşaat sözleşmesi bulunuyor: anahtar teslim ve kısmi kapsamlı sözleşmeler. Finansal şartlara göre değişenler ise şöyle: Götürü bedel, maliyet + kar ve sabit birim fiyatlı sözleşmeler. Sözleşmenin tarafları  arasında kurulan ilişkiler, projede yer alan ekonomik şartlar, üstlenici idarenin prosedürleri, sözleşmeye konu olan projenin büyüklüğü ve süreci gibi etkenlere göre, taraflar kendilerine uygun sözleşmeyi seçebilir. Ancak bu noktada bir ticaret hukuku avukatından yardım almak gerekebilir.

Hukuki durum tespit (DueDiligence)

Ülkemizin son yıllarda yakaladığı büyüme ivmesine paralel olarak gelişen gayrimenkul sektörü beraberinde gayrimenkul hukukun daha çok önem kazanmasına sebep oluyor. Gayrimenkul hukukunun içinde yer alan bir kavram olan hukuki durum tespit, ülkemizde sıkça ihtiyaç duyulan bir alan. Bu alanda, herhangi bir danışmanlık almadan sürecin başlatılması, tüm taraflar için telafisi imkansız bazı problemlere yol açabiliyor. Hem yapı hem de kentsel dönüşüm projelerinde kritik bir role sahip olan hukuki durum tespit hizmeti için profesyonel danışmanlık hizmeti almak tüm taraflar için faydalı bir seçenek olacaktır.

Uluslararası Ticaret Hukuku

Farklı ülkelerde faaliyet gösteren firmalar ya da yabancı uyruğa sahip kişilerin arasında yapılan ticaret, uluslararası ticaret hukukunun kapsamına giriyor. Hem globalleşme sürecinin hızlanması hem de ülkemizin dış piyasalara açılması sebebiyle bu alan günden güne gelişiyor. Uluslararası düzeye taşınacak hukuki sıkıntılarla karşılaşmamak adına, uluslararası ticaret hukukunun çerçevesinde yer alan işlemler öncesinde ve sırasında hukuki destek almak şirketler için faydalı oluyor.